BAYRAK

SÖZÜNÜN

ÖTÜMOLUŞ

KÖKENİ

ob.y(ay) : or.oğh

is.öz.üñ : öt.im : eb.il.iğh-ğhi : Gök * köG.iñ.i

  


Sümer Kralı Ur-Nammu anıtı; İÖ. 2000; Ay & Yıldız simgesi kralın göksel atanmışlığını belirtmektedir.


Boydan boya Ay & Yıldız süsleriyle bezenmiş ipekli bir Osmanlı okh.yay : toñ.u (ok-yay & er-dişi tongu ~ donu) > gr. khiton ~ eng. chiton (khaytın); günümüz Türkçesinde ise  kaftan diye bilinir; farsça kökenli olduğu sab-satı (safsata)’dır.
Bkz:
kut.toñ : atı


Til Beşar kazısından Yeni Kırallık Dönemine ait bir Hitit Mühürü: Av Tanrısı çevresinde Ay & Yıldız ile yazılar görülüyor (İÖ. 1200).


Roma çağına ait bakır para; Cook, A.B., Zeus, vol. 11/2,
p. 982, Cambridge, 1925.


Adıyaman-Nemrud Dağı kaya kabartmasında Regula (Aslan burcu) gök : üs-sü.nda (göğsünde) Ay & Yıldız simgesi (İÖ. 69 ~ 34)


Byzantion yazısı altında Ay & Yıldız imgeli erken dönem Bizans parası (Doğu Roma İmparatorluğu öncesi, İS. 2. yy. başı); Mansel, A. Müfid, Ege ve Yunan Tarihi, TTK XIII-8e, Ankara 1995, s. 166


Orta Asya’da yapılan kazılarda bulunan Göktürk paralarından biri (İS. 6 ~ 7. yy) Bu paranın dört yönünde görülen damgalar,
Türklerin Ay & Yıldız’ı İslamiyetten önce de kullandığını kanıtlar; “sosyalbilge.com © 2012”


Sakha Türkleri’nin kutsal öküz bezemeleri, Anadolu’da Hitit dönemi boğa ve buzağı yontuları üzerinde de görülmektedir. (Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankara)

      

1. o bay ay’ı / değirmi yay’ı / kaba oba’yı / zengin ova’yı bu bay ay’dan / değirmi yay’dan / kaba oba’dan / zengin ova’dan ayıran altın ok / orak / yarık (hendek) / yarak (savut / silâh);

2. o boy bayrak : altın (y)ay+ur.toz > ultoz / ıldız (yıldız) boy’unun / soy’unun damgası;

3. o bay buyruk: kut oğh.uz : khan.(am)’ın, orkhun imleriyle daha kapsamlı bir biçimde adının açılımı b.ğh.a : t.r.kh.n : ğh.z : kh.n olarak belirtilen, yerine göre de değişik biçimlerde okunabilen obuğa / abağa oturan ot.or.kan’lı bağatur boğa tarkan oğhuz han(ım)’ın oğhuzer güzel, kuz kuzu, kıt kız’larına –kaç bin yıllar ve yer yüzündeki savaşlar sonrası ata erkilleştirilmiş biçiminde dile getirildiği üzere oğul’larına– üçe bölünmüş bir altın yay <ıl(&)an> üç gümüş (boz) ok! vererek buyurduğu oğh.uz : am.okh : öğh.öt.üng.ü (kozmik enerji eylemi için Gök*köG Ana Öğütü) şöyle idi:

Gün ile Ay ve Yıldız’a: “Kullanın bir yay gibi; oklarınız erişsin, göğe deg bu yay gibi!”
Dağ ile Deniz ve Gök’e:
“Sizlerin olsun bu ok; yay atmıştı onları, olun siz de bir er ok!” [*]

Bu sözlerde id.eb.er+ler (Aldebaran & Titan) tengri erg’lerinin anti-madde kara : khan güçlerine karşı evrimsel bir yaratış-varoluş yöntemi uğruna göklerde verdikleri kırış-kıyam savaşından beri, geçen nice çağlar içinde talan edilip duran ve aslında bizim olduğu unut(tur)ulan eski et.ür.ük : evren & insan doğumu’ndan (özgün Türk kozmogoni & antropogoni’sinden) geriye her şeye karşın, kon.(ver : ses).uç : et / öt.il.ng : ğhu.iç-çe (konup ses verip konuştuğumuz, konverse edilen et dilin ötülen ya da ütülen ses ~ söz hece)’leri içinde arta kalabilen bazı gizemli ve çok önemli kozmik ipuçlar yer almaktadır.

Özetlersek:
ay simgesi ’nin görsel türevi olan y[arım]ay , yani y(ay) simgesi de, y(ay).ng : ök ~ (gök) : inc+ay, gökteki y(ay)ng.i (yeni) ay ya da y(ay).iç-çe (ayça, hilâl; halo; crescent) biçimiyle antik inançların hemen hepsinde yaygın olarak in.g+ök ana tanrıçayı, gökten inen ve iñek’teki ng damgası nedeniyle ingek ~ inek görünümlü oldukları var sayılan Nin-khursag, Hathor, İsis, Hera, İo gibi tanrıçaları anlatır; ay aynı zamanda embriyonik yumurta (augo; ovum) demektir. simgesi ise, hem dişi ay yumurtasının erk : okh tohumuyla birleşmesini betimler, hem de Latince’den kaynaklandığı ileri sürülen çağdaş abc’lerde yer alan, amma gök @ kög olarak okunması gereken GK harflerine ek olarak, bayrağımızdaki Ay & Yıldız’ın evrensel yaratılış-varoluş ortamında tasarımlanan temel (okh-khu) : uç.iz.im-mi’ni ortaya çıkarır. Kozmik erk : okh, enerji oku, erek ok; erkek; (karşıt terimi ürk : okh) anlamına gelen (y)ay +ur.toz (y+ultoz ~ yıldız) simgesi, uzam / uzam+an’nın ayrılmaz birlikteliğinde de, ış.(oğh : uz.am).ot.or+on / er+en (stern, star; ishtar /astarte / astor+eth; sitâre, stella, étoile, ttr., ttr...; ayrıca toro(boğa)lar; torunlar) dizisi içindeki ış imiyle aynidir.

Günümüzde kullanılan Latin Y harfi de, I (ay) ve J (ya) niteliklerini de kapsayıp karıştırarak bu yarılmış imden türemiş, bu arada ş sesini gösterebilmek için sh / ch gibi başka başka harflerin kullanılması zorunlu olmuştur. Ancak, ış imini ters çevirdiğimizde, onun aynı uzam / uzam+an’da bir yıldız ve at.oğh.am (atık can > doğa & tohum  / doğum & ovum) simgesi olduğunu ve or.okh-khu.ng ~ or.ng : okh-khu ~ okh-khu : or.ng (orkhun ~ runikh ~ khor’an) yazılarına kaynaklık eden; içrek öğretilerde ilâhi şuur ya da divine reason diye bilinen kozmik bilgisayar oğh : uz.am & (ılan) oğh.uz : am, bugünkü deyişle uzam oku & akıllı yüce can’ın bengütaş beyni’nde (levh-î mahfuz; eternal stone) doğduğunu / oluşturulduğunu ayrımsarız... Eğer umursar isek...

Dahası, ob.y(ay) : or.oğh ya da ob : y(ay).or.okh, içinde yazma / yayma işlevini belirten y(ay) ve okuma / yansıtma işlevini belirten oğh ya da okh heceleriyle, Bayrak ya da Buyruk kavramındaki soyut düşünsel nitelikler de tanımlanır. Aynı kavramın somut ve eylemsel biçimi için, son ek görevini yüklenen oğh ~ okh hecesinin, eylem işlevini tanımlayan am kök hecesiyle değiştirilmesi gerekir; böylece ob.y(ay) : or+am, şimdiki dilde Bayram olarak dile gelir. Sonuçta, ana dilimizin organik örgüsü içinde yerleşik duran, amma pek ayrımında olmadığımız olağan üstü yapısalcı bir mantıktan doğan buyruk da, uyruk’ların kutladığı bayram’larla bayrak’ların bir birlerinden ayrılmaz oluşunun nedenleri arasında --belki en başında-- sayılmalıdır...

Konu ile İlgili Başka Özellikler:

ob.oğh.a : ot.or : oğh.us (Taurus / Toro(s), Oturan Boğa(ç) Oğhuz) burcunda bulunup, batı dillerinde gene öt.ür.ük.iç-çe (Türkçe)’den gelen al+ide : baran (Alaca [kızıl] alıca [kırış kıyama] varan) ad(lar)ı yıla bilinen, öte yandan al.(ma : am).la : id.eb.er+en diye de okunabilen id.eb.er+ler (Aldebaran & Titan) çift yıldızından, başka bir deyişle eski Türk gök bilimindeki özgün adıyla Gök Bakar ~ Gök Bakır Dağ’dan şimdi üzerinde yaşadığımız Yer Demir Dağ’a in(diril)miş olan Ay & Yıldız’ımızın kökenine ait çok ilginç bir belge için bakınız: Mısır’daki Dandera tapınağı tavanından sökülüp, Paris’teki Louvre Müzesine kaçırılan Gök Burçları (Zodiac) kabartmasında görülen Apis Boğası betimlemesi; (eur) ban+ner; herald+ry; ayrıca bakınız (ış).ot.or : (oğh.uz) : iz-zi; y(ay).er / el.gen.

Bizde “Akyıldız / Sıcak Yıldız / Köpek Yıldızı” gibi adlar takılan (ış).ot.or : oğh.uz, Batı dillerindeki adı yıla Star Sirius, ayrıca Star Ox / Taurus / Toro(s); Sitting Bull olarak da yorumlanmıştır; bu nedenle Danderah Tapınağı Gök Burçları Tegresi’ndeki Kutsal Mentu (Apis) Boğası , Eski Masr inancına göre, yaratıcı gök & yer tanrıları User / Osiris ile Ptah’ın Sopde (Sothis / Sirius / Şi’râ) yıldızından Yer Demir Dağ’a, y(ay).er.ng : okh.or.nga : er.iş’lerini (dişi erin uğurlu karnına & yerin kara çukuruna inişlerini, başka bir deyişle “enkarne” oluşlarını) yansıtmaktadır. Ayrıca, Prof. B. Ögel’in aktardığı bilgilere göre de, Sibirya’nın kuzey-kuzey doğusunda yerleşik Sakha Türkleri’nin Kotas ~ Kut-us’u, yani kutsal öküzü de doğduğu zaman, eski Masr rahiplerinin kutsal sayılması için Mentu (Apis) boğası üzerinde mutlak bulunması gerektiğini söyledikleri üç özel im-mi (işareti) taşımaktadır:

Bunlar, alnında üçgen; omuzunda kartal; sağrısında inc’ay (hilâl) imleridir; bizim özgün öt.im.oğh-ğhu (tamğhu ~ damga)’larımız ılan & onları dönerek okuma yöntemi yilen = am.er.y(ay) @
y(ay).er.am ya da am.y(ay).er @ er.y(ay).am biçimlerinde okunur. Bkz: amay; amer.

Aynı kutsal bezemeler, Anadolu Hititlerinin boğa ve buzağı yontuları üzerinde de işlenmiş olarak görülmektedir (Solda en alttaki fotograf).

(Gök*köG : oğh.uz.am.er)+en ya da al(ma:am)la : id.eb.er+en (yaratan / tanrı) kut deveran(ın) dev ebe er+leri’nin, aynı anlamda id.eb.erler  (deverler) olarak da yazılan imleri, Sanskritçe’de deva(e)s diye anılırken, üp/f.üng : öt.ük : can (phoenician / fenike) kökenli olduğu varsayılan Gök*köG : er+en (Griechen; Greek ~ Grek) yazısına biçiminde girmiş olduğundan, bütün dünyada titan ırkı olarak tanınmışlardır. Günümüzde tüm batı dillerinde yer alan titan ~ titan+ic; gigas / géant ~ giant gibi sözcük ve türevlerin tümü bu Gök*köG : öt.ür.ük.iç-çe kök’ten inmiştir.

     

Ankara, 11.03.1999

     

[*]“Selçuklu sultanları, göğüslerinde bir yay ve üç ok’ la dolaşırdı. Bu üç ok, onlara, ataları Hunlardan kalan simgeydi –Yüksek, Özcan, Hakikatçi, Doğan Kitap, İst. 2008, s. 202” .

     


     Bayraklardaki Ay & Yıldız

Türk Bayrağı’nın tarih öncesine uzanan ilginç kökeni konusunda Doğan Türker’in İzmir’deki Ege  Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümüne gönderdiği kısa amma çarpıcı yazıyı okumak için bu dalgalanan bayrak üzerine tıklayınız.


SEÇME YAZILAR / ARTICLES