SÜMER TENGRİSİ EA (ENKİ)

Sümer Kralı Ur-Nammu anıtı (İÖ. 2000). Ay & Yıldız simgesi kralın göksel (tanrısal) atanmışlığının & kutsal yetkesinin göstergesidir.

IŞ.(OT.OR : [GÖK]).ER+EN

am.y(ay) : tengri. iç-çe, gök : er+en > G(r(o)e)ken ~ Greek söylencesinde ış.am : at.er ~ ışım mater > ışım ana’dan ötürü “Artemis”; Roma’da ise
 y(ay).ış.am : ana > yaşam ana’dan dönüşen “Diana” adıyla anılmıştır.

Foto: Doğan Türker
Antalya, 01 Aralık 2008

Saat 19:23

 

[ Bayrak & Buyruk ]

[ Bayraktaki Renk ]

 

1.  Bayrağımıza ilişkin yanıltıcı bilgiler:

Schaefer, Türk Tarih Kurumu yayınları arasında çıkan “Fevzi Kurtoğlu; Türk Bayrağı ve Ay Yıldız” [1] adlı güzel yapıttan haberli olmayabilir: Asur, Babil, Fenike kaynaklarından önce var olan amma Schaefer’in yazısında anmayı unuttuğu Sümer uygarlığında da Ay & Yıldız (bazan da bize en yakın yıldız olan Güneş) simgesi bol bol kullanılmıştır ki, bu söz konusu simgenin yaygın kullanılma dilimini İÖ. 2500’den İÖ. 3500’e ötelemeye ve kaynak azlığına karşın kökenlerinin daha önceki çağlarda olduğunu düşünmeye yeter bir nedendir.

Schaefer’in Sakarya savaşına bağlanan efsaneden –daha açıkçası safsatadan– sözetmesi de doğrudan doğruya kimi çevrelerin bilinç altını aşılama (subliminal stimulation) yöntemleri kullanarak yürüttükleri “Türkleri tarihsizlendirme” girişimlerinden etkilenmeyle olmalıdır. Çünkü, bütün tarihsel veri ve somut belgeler karşısında geçersiz bir önermeyi bilimsel araştırmalarla denetlemeye kalkışmak, eğer “gölün maya tutacağını ummak” değilse, “abesle iştigal etmek”tir. Tarihçi ya da astronom, bir bilginden en azından bunun farkında olması beklenir...

Cumhuriyet gazetesinin bu “abes”i kapak resmi olarak sunması ve çevirisine eklediği notlar  ise işgüzarca bir aymazlıktan öte gidemez. [2] Buna karşı, ortaçağdaki Osmanlı / İslamiyet dönemleriyle ilk çağların karma-kara+ışık inançlarına ait “rivayet”lerin niteliği bambaşka olduğundan, bunlar elbette gereken tüm ussal irdeleme ve astronomik denetlemelere açık çalışma alanlarıdır.

2.  Türklerin yazılı tarih öncesinden beri Ay & Yıldız'la olan ilgisi:

Bu olgu, Gök*köG : et.ür.ük/ öt.ür.ük destanında B.Ğh.a : T.R.Kh.n : Ğh.z : Kh.n (Boğha{ç} Tarkan Oğhuz Khan)’ın Gök-tengr(iççe)sinden doğan Gün(ış) Khan, Ay Khan, Yıldız Khan adlı, eldeki ataerkilleştirilmiş söylenceye göre oğulları, daha önceki ış.am+an’cıl aslına göreyse ebe+er.gin : am.er : y(ay).am (vergin [virgo; bâkire] Meryem) olan kızlarından söz edilmekle çoktan belgelenmiş bulunmaktadır. Yine Cumhuriyet ekinde, başında ince yay (hilâl) taçıyla görülen tengri+iç-çe, dünyaya gök : er+en > g(r(o)e)k+en (Griechen, Greek ) adıyla tanıtılan Selen [3] de özünde bizim y(ay).[tengri].iç-çe, yani yay taşıyan av ve Ay Tanrıçası Ay(çe) Khan(ım)’dan başkası değildir. Aynı anlamda “Ay-ece” demeye de gelen “Ayçe / Ayça” is.im-mi çok daha sonraları Arab dilindeki “Ay’şaa”, bizdeki “Ayşe” isimine dönüşmüştür.

Ayşe sözcüğü aynı zamanda Ay-ece’nin yer yüzüne y(ay).ış.oğh-ğhu [4], yani ay ışığı biçiminde inişini de içermektedir. Bu yüzden, ay ışığı sınırsız gecenin karanlığı içinde parıldayan bir aşkın & birbirlerine bu tür bir tutkuyla bağlı aşıkların duygu yüklü simgesi olma niteliğini de yüklenmiş, çağlar boyunca tüm kültürlerde ve sanat yapıtlarında işlene gelmiştir.

Bu aşamada ortaya çıkacak ya da ileri sürülecek yığınla şaşıgün (anachronous) düğümü çözebilmek için, kökenleri Batı dünyasınca ısrarla Hint-Mısır / Sami-Yunan ya da İran, bunlar olmazsa Çin kaynaklı olarak tanımlanan ilk çağ söylenceleriyle tinsel-kültürel felsefelerinin çok titiz bir ayrışımını yapmak gerekir.

 

 Antalya, 19.11.1993 / Resimli güncelleme 29.06.1996
 


 

[1] Bkz: Kurtoğlu, Fevzi, Türk Bayrağı ve Ay Yıldız, Türk Tarih Kurumu, 2. baskı, Ankara 1987.

[2] Cumhuriyet Bilim Teknik Dergisi, sayı 255, 1 Şubat 1992.

[3] ış.(oğh.uz.am : y(ay)).er+en > ış.er+en ~ şeren’den ş ~ s ve r ~ l dönüşümüyle > gr. Selene, ay tengri+iççe; ış.er+en : am > fr. mon chére / ma chér+ie; Ayrıca Bkz: ış.(oğh.(uz.am) : ot).or.(y(ay). er+en > ishtar, astarte / astoreth, eur. stella; stern, star; sitare; sister; solar; soleil; sonne, sun; Sümer tabletlerinde adı in+g : ök+ana (İnanna) olarak geçmektedir; ış.am.(oğh).uz > akad. shamash, arab. şems; oğh.or.y(ay) : ış > masr. horus; gr. helios, güneş (tengrisi); oğh.or.y(ay) : ış dönerek okuma yönteminde ış.oğh.or : y(ay).ış > şuğur yayan ışık anlamını da içermektedir.

[4] am.y(ay) : ış.oğh-ğhu > Ana tengri+iç-çe Amay’ın ay ışığı (ile) yay(ış)tığı ışık şoku dönemine Mayıs ayı denmiştir; it. Maya, maggio; eng. (the month of ) may;  yapabilirlik eylemi: I / you / s+he may; fr. mai; tr. am : ma.ış > fr. mais; ayrıca, am.(y)ay : ış.oğh-ğhu* amay ana tenriççe’nin yaydığı yaş(am) ışığı, mayıs ayı > may+ışı(ma)k; may+hoş, may+uğu > meyva; “nisan-mayıs ayları, gevşer gönül yayları” > eur. may / mayo / mai / ma(g*g)io; gr. gaia; am.(y)ay : ış.or.oğh-ğhu * amay yayışır ışır uğu, yaşar yeşil oluğu; eur. mathilda.

 

ANA SAYFA / ARTICLES