|
t Aralarında ne olacağını görmek için Adem ya da alma ağacı, ya da Havva’nın tatlı sözleri üzerine tıklayınız.
S &B ahşap oyma özgün kalıp: |
|
|
& Bir Dil Ağacı Daha mı?.. |
|
|
Dilin Kökleri için Dirimbilimsel (Biyolojik) bir Girişim Evvel zaman içinde, insanlar arasında pek az sayıda, doğrusu belki de bir tek dil vardı ve öyle idiyse, bugün dünya üzerinde konuşulan 6,000 kadar dilin hepsi ondan gelmiş olmalıdır. O dilin soy ağacı yeniden yapılandırılsa ve dallanma noktalarının zamanı belirlenebilse, insanlığın geçmişi üzerine görkemli yeni bir pencere açılmış olurdu. Ne var ki, eski dilleri araştıran pek çok dilbilimcinin görüşüne göre, öndili saptayacak böylesi bir dil ağacını kurgulama şansı yok denecek kadar az olup, bunu yapmaya kalkışanlar yorucu bir düşün peşine düşmüşler demektir. Diller öyle hızlı değişmektedir ki, soy geçmişleri eldeki veriler tümüyle anlaşılmaz olmadan önce en iyi koşulda ancak birkaç bin yıl geriye dek izlenebilir. Chaucer’ı okumanın sadece 600 yıl sonra ne kadar zor olduğuna bakınız, diye açıklıyor dilbilimciler. Ancak dilbilimcilerin yaşadığı bu sorun yakın zamanlarda başarı yolunda daha umutlu yeni bir araştırmacı takımının ortaya çıkmasına neden oldu. Onlar, genlerin ve türlerin soy ağaçlarını tasarlamak için çok yönlü matematiksel araçlar geliştirmiş olan dirimbilimcilerdir. Aynı sorunlar hem gen ağaçlarında, hem de dil ağaçlarında ortaya çıktığı için, dirimbilimciler kendi araçlarının diller alanında da işe yarayacağına güvenmektedirler. Nicholas Wade, “A Biological Dig for the Roots of Language”, The New York Times, March 16, 2004. |
|
Dilleri
Yeniden Yapılandırmak
Dilbilimsel yeniden yapılandırma, bir dilin
yazılı belgelerde bulunanlardan daha önce varolan evrelerinin bulgulanarak geri
kazanılmasıdır. Dilciler, soyca yakınlıkları olan bir dizi dilleri kullanarak,
dillerin öndil (protolanguage) adı verilen ortak atasının hiç olmazsa belirli
yönlerini yeniden kurmaya çalışırlar.
Dilbilimciler, öndilin soyundan gelen diller
arasında aynı olan ya da aynı olmayan amma ortak bir kökene dek izi sürülebilen
özelliklerin ana dilin
özellikleri sayılabileceğini varsaymaktadırlar. Ondokuzuncu yüzyıl dilbilimi
Hint-Avrupa Öndili’ni yeniden kurmada önemli ilerleme sağlamıştır.
Bu yeniden kurma işinin pek çok ayrıntısı hâlâ
tartışılmakta olsa da, genelde
dilbilimciler Hint-Avrupa Öndili’nin sesbilim (phonology), biçimbilim
(morphology) ve sözcük varlığı (vocabulary) alanlarında iyi bir görüş
kazanmışlardır. Ancak, Hint-Avrupa Öndili’nden gelen diller arasındaki
sözdizimsel (syntactic) değişikliklerin yaygınlığı nedeniyle, dilbilimciler
sözdizimsel yapılandırmayı daha sorunlu bulmuşlardır.
© 1993-2003 Microsoft Corporation. All rights
reserved.
Kültür için Yeni Modeller
Kim H. Veltman’ın 1970’li ve 1980’li
yıllarda görünge (perspektif) ve kültür konusundaki çalışmaları
ilerledikçe, ölçünlü (standart) sanat ve kültür tarihlerinin (örneğin
Janson, Summers gibi) çok aşırı ölçüde Avrupa merkezci olduğu kanısı
pekişti. Dünya nüfusunun % 5’inden az olan Avrupa, nasıl Avrupa’nın
katkılarını yeni baştan değerlendirecek yeni kültür modelleri
oluşturabilir ve aynı zamanda dünyanın her yanındaki öbür kültürlere
gereken değeri verebilir? Başlıca koşul, Avrupa’nın benzersizliğinin
herkese açık olmayan sembollerinde daha az, buna karşın bilgi ve kültürü
kucaklayan yaklaşımlarında daha çok bulunur olmasıdır.
VMMI
(Virtual Maastricht McLuhan Institute)
website
© 1996-2010
SUMSCORP LTD
- www.sumscorp.com/new_models_of_culture/ (Bu yüzdeki yazıların Türkçesi: Doğan Türker)
|
|