Atı ¹ anımsanmayan herhangi bir nesne ya da araç için kullanılan, sözlüklerde argo deyim olarak tanımlanan zamazingo sözcüğü aslında, id+üng : y(ay).er : (oğh).uz’un (dünya; yer; erde; arz’ın) öküzün boynuzları ² üzerinde durduğu öyküsünden geriye kalan ve bilinç altımızın sapa bir köşesine takılmış olan am.ing.ök.çük (minicik) bir bölümdür.

oğh : uzam-uzam+an ³’ın, yani uzay-zaman(+lar)’ın us-su.(sz) : am-ma(sz), yani cansız; uzam+az : okku-us : (al.(am : ma).la) sz : ing.ök : okh-khu : ğhu’su, ya da akılsız-cansız / uzamaz-kısalmaz am : ma çalışması akıl sır almaz say-sam+an yolu ineği / incik’i, ya da (mavi) gökten (u)zay : (u)zam+an yoluyla oğh+ök : ob.oğh.or : y(ay). ur.ot.uz.ng’dan id+am-er : id.oğh : keçe-kün.üng’e, günümüzdeki deyişle Gök Bakır / Bakar Yıldızı’ndan Demirdağ gece-gün’üne (geze-gen’ine) indirilmiş garip okuma-yazma y(ay).oğh : er / el.at’ları, yani yay geren al / el : il+e+t / at (gerate)’ları, aslında Oğh.uz : Kh+an. (am)’ın ışın özüyle birlikte getirdiği Üç İm’li Bilgi / Bulgu / Bilinç (teslis / trinit(r)y; üç gen; cin / cemre; amer (la mere du maire, etc..); muse / ilham) yapımlarıydı.

ZAMAZİNGO

Daha yalınlaştırılmış bir deyişle:    1. SAAT

   u SAAT ı(&)la TAKVİM,
  
u PUSULA yı(&)la HARİTA,
  
u KALEM ı(&)la YAZI,

ya da bir arada hepsi için kısaca: ZAMAZİNGO !..
eb.er.öt.üş
dilinde aldığı biçimle de GIZMO !..
 

Eski iç.öt.ür.ük & ök.ül : öt.[ük] : ok-ku : ol.aç / uç (örtülü çatırık öğreti, kilitli akıl öt(üşü)-oku(yuşu) kulaç oluş, kuluç+ka & içrek esoteric & occult) açılış / uçuşu  söylencelere göre, bu y(ay) : oğh.(uz. am)+at’lar, yani yazma-okuma amaçlı yakut’lar önceleri Ortadoğu’da Enki; Djeheuty / Thoth ~ Nabo; Harut & Marut; Kadmus ~ Hermes & üç kez böyük Hermes 3x (tris)megistus; Tyana’lı Apollonius; Terzi İdris, Hıdır ~ Hızır; İlliyuş / Elias ~ İlyas ilen oğh.uz.ng : (o)kh.uz : (y(ay)) : il.nda & oğh.ür.üng : il.nda, yani kuzay Zealand  ı(&)lan allı, yeşilli bir il olan Grönland’ta Odin / Wot+an gibi yazar & bakar okor gök tanrıları ya da gökçe(n) malak, melek ve ak elleri kalem tutan oğhuz er güzel kuzu kız’ları tarafından kullanılmıştır.

ok.at.ob.uz, uz(am)’a atılı top / ok topuz; top.ok.uz’u (topuk ucu) yani kutup’ları katı buz’dan; İskit / Sakha Türkleri yoluyla > grek. οκτοπυσ, oktopus), sekiz ayak; yani ahtapot... Aslında Sakha Türkleri yer topu id.üng.y(ay)’ın (dünyanın) 4 ana ve 4 ara yönüyle 8 köşe ob.uç.oğh’lu (bucaklı, bacaklı, bıçaklı & kavanoz dipli) olduğunu, böylelikle bir oktobuz (ahtapot)’u andırdığını –grekçe ~ mrekçe bilmelerine hiç gerek kalmadan– unut(tur)ulmuş bir tarih öncesinden beri biliyorlardı...

(u)z.am+an sözcüğünün geriye @ yazıldığında ortaya çıkan na+ma.z(u), namaz; nomos ~ namus & az ~ ez+an, iz’an, ez’in gibi türevlerin arî ~ aramî ya da acemî kökenli olduğu ileri sürülür; sözlüklerde de öyle belirtilir. Oysa, uz’am : üng oğh-ğhu ne uzam+an : us-su.or : oğh-ğhu, ezan’ın sesi (uzaktan gelen uğu+oltusu) ne zaman? sorusu ile onun @ tersi uğhorusu namaz uğenu ğung üm azu! : y(ay).ng : ötü, günümüz diliyle “(d)oğrusu namaz gün uyanıyla ufukta göçene dek!..” yang ötü (yanıtı) tek bir & ekber kaynaktan dönerek çıkmıştır; öğ.(yi&len).ün, gün, öğlen, öğün gibi...

(oğh).öğh : ing.oğh. (uz.am), oğhuz’un gökten (uzam’dan) indirdiği o gök ingek / inek / inik / enik! > eur. dillerinde “genug! ~ enug > enough!”; ayrıca “gong & zing!” gibi türlü biçimlere girmiş, başka anlamlar kazanmıştır.

Ne “amazing” zamazingo durumlar, değil mi?

 

Antalya, 07.07.1993

 


¹  Atı: yazısı, adı, niteliği; at, ata, atı sözcükleri üp/f.üng : öt.ük (fonetik) evrede  t ~ d dönüşümüyle ad, ada, adı gibi  türevlerle artık anlamlar kazanmıştır.

²  oğh.ök ı(&)la yay.er : [y(ay)].üz.üng :  ob.oyn.oğh.uz : üz. (y(ay)).er.nda, günümüzdeki deyişle “o gök ile yer yüzü ayrımındaki oynak manyetik alan çizgileri üzerinde”; bu nedenle söylencelerin yanlış okunup, yorumlanması sonucunda “dünyanın öküzün boynuzları üzerinde” durduğu söylenmiştir. Bunun yanı sıra, bir tosbağa; bir balık ya da başka bir hayvan üzerinde durduğu da ileri sürülmüştür. Bkz: [ Obalok ]

³  Türkçe’mizdeki çoğul +ler / lar son eklerinin özgün biçimi  ötürük : iç-çe’deki +an / on / en / ün son ekleridir; uzam+an > zaman; er+en > erler; am.(oğh).uz+on > amazon, dişil on oğuz canlar; (oğh).ök+ün > göğün kakınma durumları kün ~ gün gibi...

 

 ÖNCEKİ / PREVIOUS            SEÇME YAZILAR / FEATURES