ENGLISH

 

 

 

Leibniz'in Kehaneti

(a)m : im

im

tamğhu

 

Doğan
fonetik dışı & görsel yanlı çözümleme

Doğan Türker’in akademik olmaktan kaçınan özgün sentezinin bağrında, kendi tasarımı olan fonetik dışı & görsel yanlı çözümleme yöntemi bulunmaktadır. Bununla, günümüzde aykırı sayılan diller arasında bile varlığı düşünülmeyen ilişkileri ortaya koyduğu gibi, insanlığın nice çağlar öncesi yitirip unuttuğu, ortak ve kutsal nitelikli bir ötüşüng(1)’ü de yeni baştan bulgulamıştır.

Ana Dil (im+iz) Türkçe’nin yapı taşları olan im’lerin incelenmesi  sonucu anlaşılan sayısız özelliklerin kapsamı içinde:

Günümüzde yer yüzünde konuşulan tüm dillerin, batıdaki dil bilim uzmanlarınca savlandığı üzere iyye’si oldukları toplulukların çevre-yaşam koşullarından etkilenmiş üp/f.üng: öt.ük bir doğal evrim süreci içinde oluşmadığı;

Zıttına, sıçramalı aşamalarla gelen yaşam türlerinde iletişim işlevi’nin çok önceden beri içgin bir bilinç erki’nin bio-genetik ögesi olarak hep var olduğu;

Bu ögenin insan türünde göz- el- beyin- dil yetisi biçiminde belirginleştiği; bu nedenle de, fiziksel ve somut bir nicelik olan titreşim < ses < gürültü olayının, biyolojik ortamdaki soluk verme süreci içinde, bu varlık türüne özgü < niyet < söz < anlam gibi fizik ötesi ve soyut bir niteliğe dönüşümünün belirsizlik ilkesince kimi rastlantılar sonucu kendiliğinden oluşamayacağı, başka bir deyişle evren ile beyin arasındaki etki-tepki alışverişinde her iki yönden de tümüyle ön tasarımlanmış uyumlu bir bilinç bağlantısı’nın bulunması gerektiği;

gibi olgular belirgin bir biçimde ortaya çıkmaktadır.

Yazarın açıkladığı sonuçlar oldukça dikkat çekici, bazan da beklenmedik ölçüde şaşırtıcı olup, dünyadaki uzman çevrelerin dil bilim alanında dayattıkları katı varsayımlara ve kültürel ya da sanatsal kalıtlarının kökeni hakkında toplumların hiç sorgusuz belledikleri öykülere oldukça değişik yorumlar getirmektedir.

Gök*köG Bitşik : Evrensel Yaratılış-Varoluş Düşünbilimi® başlığı altında toplanan Evrensel Ana Dil ile ondan üreyen töre ve söylence örnekleri bu örümebi ışotağı(2)’nda konuya ilgi duyanların izlemesine sunulmuş bulunmaktadır.

Hülya Akdoğan (Ekim 2002)

DİPNOTLAR:

(1)  öt.üş.üng (ötüşün & tüşün ~ düşün); pek çok durumda olduğu gibi ış imi’nin düşmesiyle öt.üng > eski İngilizce ile yenisinde tong ~ think (düşün); tunge ~ tongue (dil) gibi değişimlere uğrayıp yabancılaşmıştır.

öt.üş.üng (ötüşün & düşün(ün)) ile kon(ver-ses)uç.ung [(tr) ses verin, konuşun > (latin) conversari; (ing) converse; verse] buyruk kipleri arasındaki mantıksal bağlantının dilimiz içinde böylesine kurgulanmış bulunması olağan üstüdür...

(2)  örümebi, Ana Dilimiz’deki or.okh-khu.ng (orkhun @ runikh @ khor’an) damgalarıyla yazılan ör.üm.{çük} : eb-bi (örüm{cek} evi) tamlamasının bir bölümü olan üm.eb imlerinden, görsel aktarım sürecindeki am ~ wa dönüşümüyle birlikte İngilizce’ye geçen > web sözcüğünün özgün karşılığı olduğu için kullanılmıştır; Almanca spinn+gewebe.

ış.ot.oğh (ışıtık / ısıtık ~ aydınlık / sıcak otağ ~ oda) ya da (dağ) öt.er.im-mi (terimi) ise, öbür dillerde cidde; citta ~ cité / situ; city / site; side; stad+ium ~ stadt ile Frenkçe chateau biçimlerinde ortaya çıkan sözcüklerin üp/f.üng : öt.ük (fonetik) evrim öncesindeki kökenidir.


“Grafik simgeler olmaksızın; sözcüklerin nedensellik bağlarını, biçim ve anlamlarını anlamak mümkün değildir. Bu artık (günümüze kadar tek bir söz kökünün bile biçim ve anlam bağlantılarını açıklayama-mış olan) tüm etimolojik sözlüklerin deneyimi ile kesin bir şekilde kanıtlanmıştır. Dilbilimsel inceleme metodolojisi, görüntülü dilbilim yönünde niteliksel bir adım atmaya muhtaçtır. Rakam ve sayıların tarihi, bizi buna zorlamaktadır”.

–Süleyman, Olcas, Yazı’nın Dili; Rusçadan çev. A. Acaloğlu, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, İst. 2001, s. 202.