ENGLISH

 

 

Aynı kavramın bundan üç bin yıl önce, ış.ot.oğh > Side (cidde ~ citta; chateau, cité; city ~ site) diye bilinen kentleri MÖ. 6. yüzyılda Grek saldırganlarca sömürgeleştirilmesinden beşyüz yıl daha önce, yaklaşık MÖ. 1000 dolaylarında, Güney Anadolu’nun gök : am.er+on : can > (p(am)ph)+il : ian bilgeleri elinde nasıl betimlendiğini görmek için çizimin ortasında gezinin.

Side Arkeoloji Müzesi’ndeki mermer saçaklık, Antalya, Türkiye; Fotoğraf : Doğan Türker, 1993

İngilizce’deki u(--)p & d(ow)n, bu tür algıların seslendirilmiş anlatımlara dönüştürülebilmesinden önce kişinin entelektüel gelişiminin belirli bir düzeye ulaşmış olmasını gerektiren uzamsal ayrımsama ve dile getirebilme yetisine dayanan son derece soyut bir kavramı tanımlayan iki sözcüktür. Ancak, bu iki terimin içsel tekilliği  –onların daha başta bir ve özdeş olması– sadece bizim Gök*köG Bitşik : Ana Dilimiz’in damga imleri ile açığa çıkmakta ve (yukarıda görüldüğü üzere) oldukça yalın bir sunum biçiminde daha iyi anlaşılmaktadır. Bu yaklaşım Doğan Türker’in özgün tasarımı olan fonetik dışı & görsel yanlı çözümleme yönteminde açıklanmaktadır; Bakınız:  tr. am - ap > eng. a map.