Smithsonian Inst,NY

zağhar avcı

ış.ot.or : oğh.uz * ışıtır oturan toro (boğa) oğhuz’un ot (kızıl /ateş) or (altın) yeri; y(ay).ur : ot.uz ~ uz(am) yurt’u / yıldız’ı > süm. shirrush (şirruş); masr. sopde / sothis; ar. şi’ra; eng. star sirius; eur. sérieux / serious; earnest / ernest, ağır başlı; ar. giddi ~ ciddî; “taptıkları Şi’râ (yıldızı)’nın Rabbi O’dur”; “and that He it is Who is the Lord of Sirius -T:G: Koran, Necm (the star), 53:49”; ış.ot.or : oğh.uz @ uz.oğh : or.ot.ış * uzak or & rot (altın & kızıl) uzak karataş ateş, sirius B; uzak görüş, horus > tr. zağhar ~ zağar, 1. it.ür.ük (ürükü / ırkı) av köpeği; ünsüz imlerdeki z ~ d ~ c & r ~ l dönüşümüyle > j.ack.al (çak+al); 2. yeniçeri ocağında özel bir takım (special forces in the Ottoman janissary army); Orta Asya et.ür.ük : is.okh.at (Türk Etrüsk & İskit & Sakha)’ların ve am.er. okh-khu.ng : in.cin (american injuns)’lerinin zağhar avcı /  savaşçı eri; ayrıca zagor * bir çizgi-romandaki boğa-toro ~ bağa-tur > fars. bahadır; 3. zağhar+a / +cı, kürk / kürkçü; tr. möt. çoban tengri Barak Khan > eng. to bark & bark+(k)ing / Lord Dog @ goD droll / Good God (all signs from Gök *köG / Sky*rooT); uç.ob.(ng : oğh)+an @ an.ob.uç > süm. An(u+(s) Baş+ kan); masr. Osiris oğlu Anubis, it başlı yer altı tengrisi; ibran. zohar, zecharia; ar. zahir, parlak & zâhîr, apaçık, ortada görünen; zehrâ, pek beyaz & parlak yüzlü {sirius yıldızı gibi}; zehre, çiçek; zuhur, öğleyin & zuhûr, ortaya çıkan; 4. Anadolu’daki Toros / Torus Dağlarının doğu ucundan güney doğuya uzanan, üp/f.üng : öt.ük.can : ül.(ig).nda (Fenike ülkesinde / Phoenician land) çalışan uzak görüşlü ing.ök : cin. er+en{ler (engine+er(en)s) için} ulu us oğhuz ışığın & ışıtır Sirius yıldızının ağarak / yükselerek göründüğü (zuhur ettiği) uz.oğh : or.ış ~ zağarış > Zagros dağları; Bkz: [ Bğha Trkhn ]