|
y(ay).er.okh
~ yarakh “Günümüzde bambaşka bir mânâda, erkeklik organı karşılığı olarak kullanılan ‘y...k’ sözü eski Türkçe’de ‘silâh’ demektir, asırlar öncesinden kalma metinlerde çok sık geçer. Kelime, şimdi Osmanlı Arşivleri’nde bulunan Mühimme Defterleri’nin 3 numaralısındaki 411. sayılı hüküm olan belgede de birkaç defa kullanılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman zamanında, 1559’un 6 Ekim’inde Manisa, Muğla ve Aydın kadılarına gönderilen bu emirde, medrese talebesinden bazılarının ellerinde ‘y...k’ları olduğu halde pazar yerlerini bastıkları ve malları yağmalayıp bazı kişileri kaçırdıklarının haber alındığı söyleniyor, sonra ‘Bu ‘y...k’lı eşkıyanın hakkından gelesiniz’ buyuruluyor!” –Murat Bardakçı; Hürriyet, 16 Temmuz 2006 |
“Kim ne bilür bizi,
nice soydanuz, Abdal Musa, 14. yüzyıl Türk Bektaşî dervişi & bilge ozanı. (Çağındaki yaygın bilgi insanın hava, su, ateş & toprak olmak üzere dört ögeden oluştuğunu ileri sürerken, o bu yorumu yapmıştır!.. –DT); Ögel, Bahaeddin, Türk Mitolojisi I , TTK, Ankara 1989, s. 438. “Who knows of how many
extractions Abdal Musa, 14th c. Turkish sage poet & master of the Bektash dervish order. (He made this comment in an age when the common knowledge of his time used to assert that man was made of four elements, namely air, water, fire and earth!.. –DT)
|
|
|