02 Eylül 1930

 

 

 

dev erimci

Gazete Kesikleri

Özün Işığını Arayan Er

Oğhuz dili Türkçe

Hint-Avrupa İdeolojisi 

“Güneş-Dil Teorisi”

24 Ağustos 1936’da Güneş-Dil Teorisi’nin ilânından 10 Kasım 1938 Atatürk’ün ölümüne kadar olan devredir. Bu devrede Türk dilinin en eskiliği ve diğer bütün dillere kaynaklık ettiği tezi savunulmuştur. Dildeki aşırı tasfiyecileri durdurmak için, dilde kullanılan kelimelerin Türkçe asıllı olduğunun ispatına çalışılmıştır.

“Güneş-Dil Teorisi” görüşünün kaynağı, Viyanalı Dr. Phill Hermann F. Kyergiç’in “Türk Dillerindeki Bazı Unsurların Psikolojisi” isimli eseridir. 1935’de Viyana’dan Atatürk’e gönderilen bu eserdeki fikirler bizzat Atatürk tarafından geliştirilmiş ve teori yeni şekli ile 3. Dil Kurultay’ında ilân edilmiştir.

Güneş-Dil Teorisi’nin amacı Türkçe’ye yerleşen yabancı asıllı kelimelerin Türkçe asıllı olduğunun ispatını sağlamaktı. İlmî açıdan birçok tartışmaları beraberinde getirmişse de, bu teori ile o devirdeki tasfiyecilik ve özleştirme hareketi durdurulmuş-tur.

Çelik, Abdullah, “Atatürk ve Dilimiz”; Millî Kültür (Kültür Bakanlığı Süreli Yayını), Kasım 1990, sayı 78, sayfa 31.

u Şenoğlu, Kemal, Mayatek Raporları - Türk Tarih Tezi ve Mu Kıtası, Kaynak Yayınları, İst. 2006, sayfa 33.


Güneş-Dil Teorisi Türk tarih tezine uygun olarak şu hükmü kapsıyordu:  “Türk Dili taş ve maden devrinde kültür kelimelerini göç yolu ile yeryüzündeki dillere yayan eski ve büyük kültür dilidir. Etimoloji sözlüklerinde ‘kaynağı belirsiz’ olarak gösterilen birçok yabancı kelimenin Türkçe ile açıklanabilmesi bunu göstermektedir. ”

Atatürk’ün tezde yer alan bu hükümle Türkçe’nin tarihten önceki çağlara kadar uzanan eskiliğini belirterek bu konuda yapılacak araştırmaların ufkunu genişletmek istediği söylenebilir.

Meydan Larousse Ansiklopedisi, c. 5, s. 438.


Sinan Meydan “Atatürk ve Türklerin Saklı Tarihi” adlı 670 sayfalık kapsamlı araştırmasında, Atatürk’ün Emperyalizmden Kurtuluş Savaşı’nı kazandıktan sonra, uygulamaya geçirdiği ulusalcı tarih, dil ve antropoloji çalışmaları üzerinde durmakta; ayrıntılı değerlendirmelerini Batı merkezli uygarlık anlayışının zorladığı kurallara bakarak değil, Atatürk’ün 1930’larda açtığı bağımsız çağdaşlaşma ilkesine göre yapmaktadır.

 

Meydan, Sinan, Atatürk ve Türklerin Saklı Tarihi, İnkilâp Kitabevi, İstanbul 2010