ENGLISH

Aşağıdaki yazı,
Doğan Türker’in 31 Ocak 1992 tarihinde ABD Newyork, N.Y. adresindeki Newsweek dergisine gönderdiği özet mektubun daha ayrıntılı bir biçimidir.

[ Newsweek’e Mektup ]

Son yıllarda insan DNA’sı araştırmaları ve Yeni Dünya’ya ilişkin arkeolojik bulgular, Pleyistosen Döneminde yer alan bir dizi buzul çağları arasında, 60 ile 15 bin yıl kadar önceleri,  Orta Asya oymaklarından oluşan yığınların ış.(oğh.[uz.am]+an) : eb.er.y(ay).eri > şiber : yeri ~ şiberi, güncel anlamıyla uzam / uzaman’ın Işık (Aşk ve Bilinç) Tengri(iççe)leri kökenli amazon şamanlarının ülkesi, öbür adıyla [Gök*köG Asya]’daki Siber-yeri ya da Sibirya dedikleri bir yerden Bering Boğazları yoluyla Kuzey, Orta ve Güney Amerika topraklarına dalga dalga göçmüş olduklarını göstermektedir.

İşte bu yerleşimcilerin öncüleri geldikleri bu geniş ve güzel yeni anakaraya, bizim Gök*köG Bitşik : Ana Dilimiz’in özgün damga imlerine göre sevgili ülke / güzel yurt ile denizdeki kuğu kayası anlamlarına gelen am.er.okh : oğh-ğhu adını vermişlerdir. İlk bakışta inanılmaz gibi gelse de, bu betimlemelerin her ikisinin de bu büyük anakaranın tümüyle bir kuş biçimini oluşturan imlerden ya da imleri anıştıran bir kuş biçiminden düzenlenmiş gibi görünmesinin ancak yeryüzü üzerindeki bir yörüngede dolanan bir uzay aracından elde edilebileceği şaşırtıcı biçimde ortadadır.

O zaman –kimi çevrelerce elinde yertopunun gizli ve gizemli kartaları bulunduğu söylentisi yayılan– Kolumbus’un yaptığı ilk yolculuktan döner dönmez İspanya Sarayı ve Kilisesi tarafından neden yargılandığına ve neden uzun yıllar sessiz kalma cezasına çarptırıldığına hiç şaşmamak gerekir. Çünkü her iki kurum da içerdiği küresel anlamlar bakımından bu denli derin köklere sakıp bir ülke adını duyup açıklamaktan son derece ürkmüştü. Bunun için Kolumbus öldükten epey sonra, Amerigo adında, kimliği bile adı gibi çok kuşkulu bir başka İtalyan kaptanı için düzmece bir ‘seyir defteri’ hazırlanana dek 14 yıl geçmesi gerekti.

Böylesine bir sinsi düzen (komplo) ile gerçeğin çarpıtılması sonucu, Avrupa topluluğu çoktan yerleşilmiş büyük bir anakaranın yadsıması olanaksız özgün adını sanki kendi türetmiş gibi yaparak dile getirebildi. Niyetleri hemen işgal edecekleri o bereketli topraklara el koymaya ve oradaki yerli halkları kırmaya odaklı yayılmacı-sömürgeci siyasetlerini temize çıkarmaktı.

u Tıklayınız  Emperyalizmin sömürgecilik amaçları için yurtlara ve halklara uydurma adların verilmesi konusunda Jaques Attali’nin dediklerini okuyunuz.