in.cin


 

 

 
“Modern anlamda sömürgeciliğin (kolonyalizm) ve sömürgeleştirmenin 1492’de başladığını belirten Jacques Attali, Avrupalının önce “yerlere ve halklara kendi kelimeleri ve önyargılarıyla ad verdiğini”, sonra “onları belirlediğini” ve nihayet “işgal ettiğini” yazmaktadır. 1492’den itibaren “uygarlığın kölecilik aracılığıyla, gelişmenin katliam yoluyla yerleşmeye başladığını” vurgulayan Attali, sömürgeciliğin kanlı geçmişini net biçimde örneklemektedir çalışmasında. Biri yeterlidir bizim için: “Yarım yüzyıllık bir süre içinde 75 milyon Amerikan Kızılderilisi yok olurken, onların yerine 240 bin İspanyol yerleşmiştir.”
 . . . . . . . .

“Attali’nin vurguladığı adlandırma olgusu, kolonyal söylemin açığa çıkarılması açısından önemlidir. Çünkü sömürgeleştirilen ülkenin sadece askerî ve ekonomik güç düzleminde değil, söylemsel, ideolojik ve kültürel düzlemde de sömürgeleştirilmesi gerekir. ”

. . . . . . . ..

Oktay, Ahmet, Metropol ve İmgelem (Metropolleşme Sürecine Bakış — s. 40 & 41); Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, Eylül 2002.