| Sokrates uyardı...
“Bu adların şekli’ni heceler yardımıyla değişik kılmak mümkündür. Böyle yapınca işten anlamayan biri, birbirinin aynı oldukları halde, onları başka başka şeyler sanır... Adlardan anlayan ... adların tesirini, değerini göz önünde tutar ve bir harfin eklenmesi, yahut yerini değiştirmesi, yahut atılması, hatta adın değerinin büsbütün başka harflerle anlatılmış olması, onu aldatamaz... İlk konulan adların, onları gösterişli kılmak isteyenlerin elinde, tanınmaz bir şekil aldıklarını bilmiyor musun? Kulağa hoş gelmesi için harfler eklediler, yahut çıkardılar; güzelleştirme isteği ile zaman, kelimeleri eğip bükerek kılıktan kılığa soktu...” Eflatun; Kratylos, çev.: Suat Baydur, MEB Batı Klasikleri 37, İstanbul 1989, s. 31-32, 66.
“Ben Hellenlerin, ve en çok yabancıların egemenliği altında bulunan yerlerde {yaşayanların}, yabancı uluslardan pek çok adlar aldıklarını düşünüyorum. ... Adların aslını araştıran kimse, bunu Grek diline göre yaparsa, adın geldiği yabancı dili göz önünde tutmazsa, işin içinden çıkamayacağını anlarsın.” A.g.e.; s. 64
|
|