okursal

 

bakar okorum salsam yonca kaplıca yıra
konar öğütçü hoca, dost eren hu gülerek
sürüden ayrık atı kurt kaparmış diyerek
geride nal mı kalır, boğam’ evrim kayıra!

 

ay uğun isotcak tut, ol ob ışın iserim
  
us oruğ verince yang, öt al kab atasından:

 

neden bağda yaş’ erir dağda duran bu kuram?
gök üzümler kararır birbirine baktıkça
salkım şırob düşlerim yıldız olur sıktıkça
us dolar m’ ark’ ambarlar uyak huğ+çe okursam?

 

ay ağım donda kalmış, fırındak’ odun başım
  
ökör nomu biligi belleyelim us dur da:

 

sürsün diye bol aşın, mangor obur dalaşın
bir koyup bin alasın süt kuzusu yenmişi
borçlanıp geleceği ödemeden geçmişi
üleşilmez gelirler doğan her kelle başın’ !

 

(1991)

 

u Bu yırın da içinde yer aldığı “arabarı” adlı dosyam, 1992 Yunus Nadi Ödülleri – Yayımlanmamış Şiir Kitabı dalında aday olmuş; ancak bu dalda “hiçbir yapıt yeterli oyu sağlayamadı” gerekçesiyle, kurumsal ödül duyurulduğu işlevi yerine getirmediği gibi, söylenmiş olmakla kalan yır da, onu hiç mi hiç umursamayacağı baştan belli olan seçkinler katına ulaşamamıştır –DT.

  

yırlar / poems