Alem Annesi 8

   

Kadın IV

İbn Arabi ve Kadın

Kadının sırlı güzelliği karşısında duyduğu çoşkuyu alabildiğince ifade etmiş şairlerden biri de Sufizmin büyük ismi İbn Arabi’dir. O kadar ki, şairin ilahi aşktan mı yoksa insani aşktan mı söz ettiği tartışılmıştır. İbn Arabi şiirlerini bu şekilde değerlendirmek isteyenleri, daha ilk bakışta eserine yazdığı önsözünde açıkça uyarmıştır.

Tanrıça mitolojisinin dişil görselliğini somut bir sanatsal anlayış çerçevesinde simgeselleştiren kültürlerin yanında İslam Ezoterizmi özgüsel bir soyutluk içinde kendini ifade etmiştir. İbn Arabi’nin aşk şiirleri bu çercevede türünün en seçkin örneklerini sunar. Altmış aşk şiirinin bulunduğu Tercümanü’l-Eşvak’ın önsözünden anlaşıldığına göre, bu şiirler Arabi’nin dostu ve hocası olan önemli bir zatın kızı Aynü’ş Sems için yazılmıştır. Kızın güzelliğinde gördüğü yüceltilmiş bir sevgilinin betimlemeleri olan bu şiirler son derece güzel ve etkileyicidir.

Arabi’nin şiirlerinde, Aynü’ş Sems’in güzelliği zaman zaman doğanın güzelliğiyle özdeşleşir ya da doğada gördüğü güzellik Aynü’ş Sems’le...Ancak her ikisinde de gördüğü hep o, soyut biricik sevgilidir.

Ressam ya da heykeltraşın parmaklarında simge-biçime dönüşen Dişil İlke’nin arketipsel cevherleri Arabi’nin dizelerinde duygu seline dönüşmüştür ki söz konusu seli getiren esin gücü dişil gücün ta kendisidir. (Esin Perisi). Bu nedenle, okuyucusuna seslenir Arabi: “Zorla kendini, çalış çokça, içtekini ara, sırları yakala” der ve şiirlerin iç anlamına erişmeyi telkin eder.

.........

Nice sırlar vardır bunda nice nurlar var pırıl pırıl parlayan

Ne yüce sırlardır bunlar Gök kervanlarınca ona taşınan

........

Öyleyse ey okuyucu dışına bakıp da sakın aldanma

Zorla kendini, çalış çokça, içtekini ara ve sırları yakala.

.....

Birlik nizamını kurandır o; Bizim biricik ‘Nizam’ımızdır o

Hem Arab hem Acemdir o; Ariflerin kalbini sürekli meşgul eden o

......

Güzellik altından bir taç giydirdi o güzelin başına

İşte sırf bundan dolayı aşığım ben o günden beri altına

İblis/şeytan görseydi Adem’de onun yüzündeki nuru ve güzelliği

Hiç inat edermiydi hiç geri teper miydi Adem’e secde etmeyi?

İdris görseydi onun yanaklarında güzelliğin çizgilerini

Kalkıp da bunca yazıları yazmaya hiç girişir miydi?

Belkıs görseydi onun üzerinde oturduğu minderi

Gönlünden ne tahtını ne de köşkünü geçirirdi

......

Ey Adem zamanına ait şarabın özsuyu

Sahih bir hadis bize haber verdi Adn Cennetini

Doğrusu güzel kadınlar misk gibi tükrüklerinden yaydılar onu

O güzel bakireler bol bol bize dağıtmaktadırlar o güzel kokuyu

......

Bütün çirkinlikler birer güzellik oluyor onların sevgilerinde

Rızalarını kazanmak için çektiğim bütün acılar birer tatlı oluyor bende

......

Onunla beraberken biz geceleyin sanki gündüz ışığındayız

Siyah saçlarıyla öğle vakti sanki gece karanlığındayız.

.....

Şaşma, şaşma, şaşma hiç şaşma!

Bu güzelliklere çılgınca aşık olan Araba

......

Bu şiirimiz kafiyesiz redifsiz oldu ama ne önemi var ki,

Benim bu şiirden kasdim zaten ondan başka nedir ki

Benim biricik amacım o “Ha” (*) sözcüğüdür

“Al gülünü ver gülümü” derim sevmem pek pazarlığı

                         (*) “Ha” zamiri ‘O’ (Dişil) demektir.

——————————————————————————————

   

Arabi’ye Saygılarımla

Ustam dostum güneşim yetişti ahır ömrümde benim

Okuttu satır satır ezgilerini ezen dirilten yüreğimin ince çizgilerini

Bir bir anlattı bana şimdi olan geçmişin sırlı öykülerinde

Saklı güzel sevgili Aynü’ş Sems’in gerçeğini.

         

                                                                   Hülya Akdoğan

                                                                   29.01.2009

——————————————————————————————

Not: İbn Arabi, 28 Temmuz 1165 de İspanya’nın Mürsiye kentinde doğmuş, 16 kasım 1240 da ölmüştür. Avrupa ve Amerika’da eserlerinin Batı dillerine çevrildiği ve hakkında birçok kitapların yazıldığı bilinen bir olgudur. Bazı eserleri Türkçe’ye de çevrilmiştir. Yukarıdaki dizeler Mahmut Kanık’ın çevirisidir. Tercümanü’l-Eşvak; Bursa Eski Eserler Kütüphanesi Orhan 607’deki yazma nüsha; İz Yayıncılık; İslam Klasikleri dizisi:4, İstanbul,1991