Alem Annesi 11

                 

Eşitlik İlkesi

Varlıksal İlkelerin ekseninde “Eşitlik İlkesi” yeralır.

Yaratıcı Güç, belirişin maddesel boyutuna geçerken Eril ve Dişil kutuplaşmayla, eşitliğin temel dengesini oluşturur (Yin/Yan Dengesi). Bu temel denge, gerçeklik içinde, “bütün insanlar eşit hak ve özgürlüklere sahip doğar” biçimindeki somut bir yaratılış gerçeğine dönüşürken; “kardeşini kendin gibi sev”; “komşun aç iken tok uyuma” gibi öğütlerle de hayatın sıradan akışını yöneten değerler bütünü içinde ifadelenir.

Evren bütünüyle bir denge düzeneğidir. Eşitlik İlkesi, evrensel yapı ve işleyişin öylesine merkezi bir noktasında yer alır ki tüm varlıksal ilkeler bu temel nokta etrafında kendilerini gerçeklerler. Evren ya da kozmos sözcüklerinin terim anlamı da zaten “düzen ve denge” dir.

Yuvayı yapan dişi kuş (Alem Annesi ), eşitlik ilkesinin yaptırım gücüne sahiptir; Adalet, eşitliyen yaptırım gücüdür. Belki de bu nedenle her zaman ve mekanda eşitsizlik, düzen bozukluğu ya da “hak ihlalleri” boy gösterir ki, evrensel güçler eşitliyen gücü işletmek, kanıtlamak olanağı bulabilsinler ve insanlar da adaletin hassas terazisini kullanma öğretisinden geçerek evrilebilsinler!

Mısır’ın kozmik güçler hiyerarşisinde Adalet Tanrıçası, Thot’un eşi Tanrıça Maat’tır...Thot genel anlamıyla Düzen-dir. Adalet’in öteki yüzü olan Merhamet nedeniyle Maat aynı zamanda Merhamet Tanrıçası’dır da ve düzeni bu nitelikleriyle yönetir.

Dinler Tarihi, daha çok yozlaşmış toplumlara peygamberler gönderildiğini gösteriyor. Büyük devrimsel hareketler de, benzer şekilde, toplum kahramanlarının önderliğinde ulusların yozlaşma dönemlerine raslıyor.

Peygamberler, ya eşitliği kendi lehinde bozarak halka zulm eden bozguncu yönetimleri (oligarşi); ya da masum yönetimlere karşı bozgunculuk eden azgın halkları uyarmak için gelmişler! Kozmik uyarı, her iki durumda da bozulan denge ve gasp edilen yaşam haklarını güvence altına almak ister. Yaşam hakları elinden alınmış tarafı isyan ve başkaldırıya çağırırken, öteki tarafı da eyleminin kaçınılmaz sonucuna karşı eşitlik ve adalete davet eder. Hak, denge ve “acıması” gereği ezilmiş ve aşağılanmış taraf yanında yer almasına karşın kozmik uyarı, düzen bozucuları eşitliğe davet ederken de onları acı sondan korumak istemektedir! Bu acı son, evrensel yasaların kendi doğasından kaynaklanan, hiçbir gücün karşı koyamayacağı bir “eşitleme” hareketidir!!!     

Orfe şöyle demiş: “Tanrı’yı yaşatan da öldüren de insandır.” Tüm canlılar yaşam haklarıyla birlikte dünyaya gelirler, yaşam haklarına saygısızlık ve saldırı ne kadar tanrıyı olumsuzlamak demek oluyorsa, ona sahip çıkamamak da aynı derecede tanrıyı olumsuzlamak anlamına gelmekte.

Kainat ulu bir vücut, güneşler ve yıldızlar onun düşünceleri, gezegenler düşüncelerin uygulama yerleri ve insan da uygulayıcısı...

Hayat, Canlılık, Verimlilik! İşte bu yüce denge bunun içindir.

  

Hülya Akdoğan

07.03.2009