Orta Asya’da Taşlı Irmak kıyısında bulunan kaya resimlerinden “Doğuranların Öncüleri” ± İÖ. 3000. (Cumhuriyet Bilim Eki, 12.8.1989)

 

 

 

Dilsel Simgeler

Dilsel simgeler, dillerdeki çeşitlilikten bağımsız bir karakter taşır; yapılacak incelemeler, belki ilgili simgelere dünyanın her yerinde rastlandığını, bunların bütün uluslarda birbirinin aynı olduğunu ortaya koyacaktır. Yani öyle anlaşılıyor ki, dilsel simgeler dilin gelişim dönemine ilişkin arkaik bir mirasla karşı karşıya bulunduğumuzu güvenilir biçimde kanıtlamaktadır; ancak, biliyoruz ki, bunlar dilin tarihsel gelişiminde tasarımlar arasında sağlanan ve dilsel gelişimi geçiren her bireyde yeniden kurulması gereken düşünsel ilişkilerdir.

 

Freud, Sigmund, Hz. Musa ve Tektanrıcılık,
Türkçesi: Kâmuran Şipal, Bağlam Yay., İst. 1987, s. 153

  

Türkçe’nin Simgeleme Gücü

Türkçe ... doğadaki varlıklara başvurarak, benzetmeler yaparak duyanın zihninde hemen bir imge, bir hayal yaratan, konuyu, kavramı canlandırıveren bir dildir. Bu özelliğiyle Türkçe, kimi bilginlerce “betimleme gücü olan bir dil” biçiminde nitelenir. Örneğin Alman Türkoloğu H.W. Brands bu niteliğe değindikten sonra imajla anlatma eğiliminin ilk evrelerden bugüne kadar geldiğine değinir.

 

Aksan, Prof. Dr. Doğan; Türkçenin Gücü, T. İş Bankası Kültür Yay., Ankara 1987, s.42

 

Döngüsel Yasa

Dünyanın katmanlarında engin ve korkunç kargaşaların yer almış olduğu, bugün kanıt gerektirmeyen biçimlerde her yerde ortadadır; bunlar yer bilimine göre depremler ve buzullar yüzündendir; ancak, {canlı} yapılar bakımından döngüsel yasa, şimdi soyu tükenmiş bazı hayvan türlerinin ve onların yanı sıra varlıkları bilinmeyen ancak zaman zaman kuşkulanılan kimi insan biçimlerinin kendi döngüleri sürecinde yeniden geri dönecekleri; dahası şimdi ölmüş olarak bilinen bazı insan dillerinin saptanmış olan döngüsel zamanları geldiğinde bir kez daha kullanıma girecekleridir.

 

Judge, William Q., The Ocean of Theosophy, The Theosophy Company, Los Angeles, 1893, p. 120.
Türkçesi: Doğan Türker